Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%-0,99
BIST 88.258
%0,97
Dolar 3,6055
%0,73
Euro 3,8090
-- %0,00
Altın 145,71
REKLAM

Caner Erkin’den Sakatlığı Hakkında Açıklama

Güncel Haberler

Aşil tendonundan sakatlık yaşayan Caner Erkin sakatlığı hakkında yayıncı kuruluşa açıklama yaptı

Caner Erkin’den Sakatlığı Hakkında Açıklama
Güncel Haber Ajansı     01 Şub 2017 - 22:20

Aşil tendonundan sakatlık yaşayan Caner Erkin sakatlığı hakkında yayıncı kuruluşa açıklama yaptı.

Caner Erkin yaptığı açıklamada ‘Tedavim güzel gidiyor, tam süre vermek doğru olmaz ama 1,5 – 2 ay sonra sahada olabilirim’ dedi.

İşte Caner Erkin’in yaptığı açıklamalar ;

“1,5 ­2 AY GİBİ BİR SÜREDE HAZIR OLACAĞIM­”

“Öncelikle 3 ayı doldurduk. Koşulara başladım. Biraz erken gözükse de doktorlarımızın kontrolünde iyi gidiyor. Koşularda hafif ağrılar oluyor ama bunların olacağını söylüyorlar. Hemen ağrılar geçmeyecek. Tam süre vermek hoş değil ama 1,5­ 2 ay gibi bir sürede hazır olacağım”

“SIÇRAMALARA GİRDİK­”

“1 ay boyunca ayağımda bot vardı. Bireysel çalışmalar yaptım. Sadece tendonumu çalıştırmadım. Diğer bütün bölgemi çalıştırdım. Şimdi sıçramalara girdik. Tabi tendomda en sıkıntılı şeyler sıçramalardır. Onlara da başladık. Şu anda iyi gidiyor.”

“SAHADA OLMAYI ÖZLEDİM”

“Stada gidiyorum. Tribünde izlemek çok kötü. Ben hiçbir şekilde dayanamıyorum. Oradan sahaya atlamak istiyorum. Çok heyecanlanıyorum. Sahada olmayı gerçekten çok özledim. İzlemek güzel değil.”

“ÇOK RÜYA GÖRDÜM­”

“Çok rüya bu süreçte gördüm. Çok gol gördüm. Çok asist yaptığımı gördüm, yaptığım müdahalelere kadar çok şeyler gördüm. 3 ayda baya gördüm. Çünkü futbolu özlüyorum. Bu tabii ki iş ama ben daha çok eğlenmek istiyorum. Taraftarlara zevk vermek ve ben de zevk almak istiyorum. O yüzden benim için farklı. Televizyon karşısında izlemek stattan daha kötü. Tribünde arkadaşlarıma daha yakınım. Deplasman maçlarını televizyondan izliyorum. Yardımcı olamıyorum. Hiçbir şey yapamıyorum. Beni biraz kötü etkiliyor.”

“ERKEN DÖNECEĞİM GİBİ GÖZÜKÜYOR­”

“Genel olarak aşil tendonu kopması 6­-8 ay. Ama bu herkes için geçerli değil. Normal süresi bu. Ama biz 10-­15günde bir MR çekiyoruz. Ağrı olduğunda nedenini görmek istiyoruz. Tedaviyi ona göre uyguluyoruz. Biraz erken gibi gözükse de şu an 3 ay oldu. Ayağımın iyi olmasından dolayı. İnşallah böyle devam ederse erken döneceğim gibi gözüküyor”

“BENİ TEK ÜZEN ŞAMPİYONLAR LİGİ’NDEN ELENMEMİZ OLDU­”

“Beni tek üzen Şampiyonlar Ligi’nden elenmemiz oldu. Ama Avrupa Ligi’nde devam edeceğiz. Ligde lideriz. Her zaman kötü performans olabilir. Sonuçta robot değiliz. Kötü oynayabiliriz ama her zaman kazanmamız lazım. Bunun için bir karamsar durum görmüyorum, en üstte bitireceğimize inanıyorum.”

“AVRUPA LİGİ’NDE FİNALE KADAR GİTMELİYİZ­”

“Kadromuz çok kaliteli. Takviyeler de oldu. Beşiktaş’ın hedefi her sene şampiyonluk. Bu sene de şampiyon olmalıyız. Avrupa Ligi’nde de finale kadar gitmeliyiz. Bunu hedeflemeliyiz. UEFA’da güçlü takımlar olduğu için bizim onların üstünde güç uygulamamız lazım. Çok iyi konsantre olup en sona kadar gitmeliyiz. Şampiyonlar Ligi ve Avrupa Ligi oynamış çok kaliteli oyuncular var. Quaresma, Adriano, Gökhan, ben ve çok oyuncu var. Bu takıma artı kazandırır. Herkes tecrübesini yansıttığında çok önemli”

“KENDİMİ KAYBEDİYORUM”

“Özeleştiri yaptığım çok zaman oluyor. İzlediğimde bazen inanamıyorum. Maçtan sonra maçı 90 dakika her zaman izlerim. Bazen çok öfkeli, sinirsel hareketler görüyorum. Ama gerçekten bazı yaptıklarımı hatırlamıyorum. Bazı şeyler istemsiz. Çünkü kaybetmeyi kabullenemiyorum. Benim bir lafım vardır ve beni tanıyanlar bilir. Ben hırsımı, mücadelemi ve öfkemi yitirdiğimde zaten futbolu bırakmalıyım. Onu kendimde hissettiğimde futbolu bırakma zamanım gelmiştir. Bazen hakemler ve hocalarımızla didiştiğim oluyor. Onlara da
bazen sert olabiliyorum. Aslında agresif olmam gereken yer top. O konuda bunları özeleştiri olarak yapıyorum. Kendi arkadaşlarıma da bağırdığım oluyor. Ama bazen gerekiyor. Futbolun için böyle şeyler oluyor. Sonra tatlıya bağlıyoruz”

“KENDİMİ BEŞİKTAŞ’TA BULDUM”

“Inter’e ilk gittiğimde Mancini vardı. O beni Inter’e çok istemişti, her şey normaldi ve problem yoktu. Birden Mancini’nin görevden alındığı açıklandı ve De Boer geldi. Daha 3 gün olmuştu. Antrenmana çıkmadı, kimseyi tanımıyor. Antrenmanda ve maçta görmesi farklı. Hiç görüşmeden 3-­4 gün sonra “Takımda seni görmek istemiyorum” diye söylemde bulundu. Ben de herhalde şaka yapıyor diye düşündüm. Çünkü yeni transfer olmuşum, kulüp de beni çok istiyor. Bire bir bana söyledi. Çağırdı “seni takımda düşünmüyorum” dedi. Ben de şaşırdım, “sebebi ne?” dedim? “Düşünmüyorum” dedi. “Bunun bir sebebi olması lazım, bunu açıklaman lazım, ben yeni transfer gelmişim” dedim. Bir açıklama olmadı. Ben de “böyle bir durumda takımda kalmanın anlamı yok” dedim. Transfer süreci başladı. Yönetim olarak beni takımda tutmak istediler. Ama hoca beni istemiyordu, hocanın istemediği bir takımda nasıl oynayabilirim. Oynayamazsın. Ağzımla kuş tutsam oynayamam. Sonra Beşiktaş’ta kendimi buldum.”

“TARAFTARLARIMIZ BENİ ÇOK İÇTEN KARŞILADI­”

“Galatasaray ve Fenerbahçe de senelerce oynadım. Kendim açımdan bir sıkıntı olacağını zannetmiyordum ama Türkiye’de bazı farklı olaylar oluyor. Avrupa’da böyle transferler var ama Türkiye’de değişik durumlar var. Biraz kötü algılanıyor. Bir kez daha teşekkür ediyorum. Başkanımız Fikret Orman, en başta taraftarımız beni çok içten karşıladı. Ufak da olsa bir tepki olacağını düşünüyordum. Ama Gökhan’ı da nasıl sahiplendiklerini bildiğim için bu kafamdan gitti. Oynadığım futbolu göstermeliyim ki beni sahiplesinler istedim. Çok güzel duygu paylaşımı oldu. İnanılmaz sahiplendiler. Ben de futbolumla her zaman sahipleneceğim.”

“BEŞİKTAŞ’TA KALMAK İSTİYORUM­”

“Beşiktaş’ta kalmak istiyorum. Başkanımıza ve hocamıza belirttim. Ama herhalde onlar da beni almak istiyor. (Gülerek) Tabii ki kulübümüzün tercihi. Ben burada devam etmek istiyorum. Uygun görürlerse burada olmak istiyorum.”

“BEŞİKTAŞ CAMİASI BÜYÜYEREK GİDİYOR­”

“Oynadığım kulüpler gibi Beşiktaş da çok büyük. Bundan 3­-4 sene önce Feda döneminde küçülmeye gitmişti. Aslında bu küçülme değildi. Şu anda Beşiktaş camiası büyüyerek gidiyor. İlerleyen senelerde Avrupa’da da başarılara imza atması gereken çok büyük kulüplerden bir tanesi.”

“ŞAKA YAPMAYI SEVİYORUM­”

“Takımdaki herkesle anlaşıyorum. Milli Takım’dan da yakın arkadaşlarım. Oğuzhan, Cenk, zaten Gökhan’ı söylememe gerek yok. Hepsi benim arkadaşım kardeşim. Oğuzhan elimi öpmüştü. Yaş olarak çok büyük değilim ama baba-­oğul ilişkimiz oluyor. Şaka anlamında takılıyoruz. Şaka yapmayı seviyorum. Bir insanı somurtkan gördüğümde onunla uğraşırım. Tabii ki insanların sorunları olabilir ama içimden öyle geliyor. Onu güldürmek istiyorum.”

FİŞEK LAKABI­

“Fişek lakabının mazisi, Manisaspor’dan hocam vardı. Sebahattin hoca… O askere gittiğinde askerler komutanın “nasılsın?” sorusuna “fişek komutan” diye cevap veriyormuş, hocamızın oradan aklında kalmış. Ben de deli dolu olduğum için geldiğinden beri “Fişek” denmeye başlandı ve öyle kaldı. Ben de hoşnut kaldım. Güzel bir lakap. Ondan sonra devam etti.”

“GÜZEL BİR HAYAT GEÇİYOR­”

“Film ve dizileri çok izliyordum, şu anda eşim oyuncu olduğu için daha fazla izliyoruz. İşi gereği çok film izliyor. Eşimin filmlerini de izliyorum. Kamplarda genelde izliyoruz. PS oynuyoruz. Genelde şu an eşimle vakit geçirmeyi seviyorum. Oğlumla vakit geçiriyorum. Ailem şehir dışında ve onlar arada geliyor, kalıyor. Güzel bir hayat geçiyor.”

“ŞENOL HOCA ANLATTIKLARINDAN DAHA İYİYMİŞ­”

“Şenol hoca anlattıklarından daha iyiymiş. İyi anlatıyorlardı ama onun üstündeymiş. Hakkında çok iyi şeyler duydum. Babacan tavırları olsun, sahiplenme olsun çok iyi. İkili ilişkileri çok önemli. Futbolcu bir hocayı sevmediğinde büyük sıkıntı yaşanır. O konuda gerçekten Şenol hocayla her şeyi konuşabiliyoruz. Gerçekten dinliyor. Bazı şeyler haddimize değil ama her şeyi soruyor. Bizi dinliyor. Ama bu öyle değil, bu böyle diye doğrusunu söylüyor.”

“EN ZEVK ALDIĞIM MEVKİ SOL BEK­”

“Uzun seneler sol açık oynadım. Sağ açık oynadığım dönemler de oldu. En zevk aldığım mevki sol bek. Asist yapmak daha çok keyif veriyor. Gol atmak çok farklı. Ben yardım etmeyi daha çok seviyorum.”

“YİNE ŞAMPİYON OLACAĞIMIZI DÜŞÜNÜYORUM­”

“Başakşehir gibi farklı takımların yukarılarda olması lige zevk veriyor. Her zaman ilk 4 takımdan farklı takımlar yarışa girince farklı sonuçlar çıkıyor. Diğer takımlar da haz alıyor. Bazı kulüplerin bütçesi daha düşük. Ama herkes herkesi yenebiliyor. Bu sene yine şampiyon olacağımızı düşünüyorum. Benim isteğim bu. Bu doğrultuda yolumuza devam edeceğiz.”

“TÜRK MİLLİ TAKIMI’NIN HER ZAMAN BİR ŞANSI VAR”­

“Avrupa Şampiyonası’nda zor bir gruba düştük. Artık kolay takım yok. AvrupaŞampiyonası. Elendik, demek ki kötü oynadık. Kötü mücadele ettik. Kötü oynanabilir ama kötü mücadele etme hakkımız yok. Kısa bir serüven oldu, gruptan çıkamadık. Artık yaptığımız hataları yapmayacağız. Tecrübe kazandık. Türk Milli takımının her zaman bir şansı var ve olmalı. Bütün turnuvalarda olmak zorundayız. Kaliteli hoca ve futbolculardan kuruluyuz. Hiç turnuva kaçırmamalıyız. Geçmişte çok turnuva kaçırdık, hepsine katılmak zorundayız. Bunun için
savaşmalıyız. Ama ilk önce turnuvaya katılmak önemli. Ondan sonra diğer başarıların tesadüf olmadığını göstermemiz lazım.”

“FUTBOLUN İÇİNDE KALMAK İSTİYORUM”

“Her meslek zor ama yorumculuk ülkemizde yapılacak zor mesleklerden bir tanesi. Hocalık da yapmak istemiyorum demeyeyim ama şu an planladığım bir şey yok. Yapmak isterim ama yapmayabilirim. 37-­38-­39 yaşına kadar oynayabildiğim kadar oynamak istiyorum. Ayakta kaldığım sürece oynamak istiyorum, yaşın önemi yok. Söylediğim yaşlara göre baya uzun futbol hayatım var. Futbolun içinde hep olmak istiyorum”

“DERBİ CENTİLMENCE GEÇSİN­”

“Sahada olmak isterdim. Böyle bir sakatlıktan sonra çok özledim. Derbilerin sonuçları olmaz, kritik maçlardır. Centilmence geçsin. Bizim yapmamız lazım. Bizde de çok hata var. Biz sahada faul yapınca oyuncuyu kaldırırsak bu da bir özürdür. Bunu yaparsak seyirci de aynı şekilde reaksiyon gösterecek. Bizim çok daha özverili olmamız lazım. Bizim kazandığımız mücadele olsun”

“İPLE ÇEKİYORUM­”

“Taraftarlarımızı çok özledim. Arkadaşlarımın yanında olmayı, omuz omuza mücadele etmeyi iple çekiyorum. En kısa zamanda bıraktıkları yerden Caner Erkin’i izlemeye devam edecekler.”

 güncelhaberajansı – Engin Köken



Caner Erkin'den Sakatlığı Hakkında Açıklama