GHA Güncel Haber Ajansı

Çin Yenilenebilir Enerji Devriminde Nasıl Lider Oluyor?

Çin Yenilenebilir Enerji Devriminde Nasıl Lider Oluyor?
Bu haber 01 Eylül 2017 - 22:49 'de eklendi ve 71 görüntüleme kez görüntülendi.

Çin Uluslararası Radyosu –  2017 yılı başında Çin, 2020 yılına kadar yenilenebilir enerjiye 360 ​​milyar dolar yatırım yapacağını ve 85 kömürle çalışan elektrik santrali inşa etme planından vazgeçtiğini açıkladı. Mart ayında Çinli yetkililer, ülkenin zaten enerji verimliliği, karbon yoğunluğu ve temiz enerji kaynaklarının payı konularında resmi hedeflerin aşıldığını bildirdi. Ve geçen ay, Çin’in enerji düzenleme kurumu Ulusal Enerji Yönetimi, ülkenin kömüre bağımlılığını azaltmak için yeni tedbirler aldı.
Bunlar, Çin’in teknolojik değişime ve yenilenebilir enerjilerin düşen maliyetine dayalı küresel bir enerji dönüşümünün merkezinde olduğunun en yeni göstergeleridir. Ancak Çin sadece yenilenebilir kaynaklara yatırım yapmakla ve kömürü aşamalı olarak kullanımdan kaldırmakla yetinmiyor. Aynı zamanda, küresel enerji talebinin giderek artan bir kısmını oluşturuyor; bu da ekonomisinin hizmet ve tüketim önderliğindeki büyümeye doğru kaymasının, doğal kaynaklar sektörünün dünya çapında yeniden şekilleneceği anlamına geliyor.

McKinsey tarafından hazırlanan yeni bir rapora göre birincil enerji talebinin büyümesi yavaşlıyor. Yeni teknolojilerin hızlı bir şekilde benimsenmesi devam ederse, bu talep 2025’te zirveye çıkabilir. Daha az yoğun enerji kullanımı ve artan etkinlikle, küresel ekonomideki enerji verimliliği önümüzdeki 20 yıl içinde % 40 ile %70 arasında artabilir. Enerji talebindeki küresel büyüme yavaşlarken, Çin’in bu talep içindeki payı artmaktadır. Çin’in dünyanın enerji talebi içindeki bugün %23 olan payının 2035 yılında %28 olması beklenmektedir. ABD’nin günümüzde %16 olan payının ise 2035’de %12’ye düşeceği hesaplanmaktadır.
Çin, kaynak yoğunluğunu azaltmada şimdiden önemli ilerleme kaydetti: 1980 ve 2010 yılları arasında ekonomisi 18 kat artarken, enerji tüketimi yalnızca beş kat arttı. Dünya Bankası verilerine göre, bu durum GSYİH birimi başına enerji yoğunluğundaki %70’lik bir düşüşü yansıtıyor.

13. Beş Yıllık Planında Çin hükümeti, 2016-2020 yılları arasında enerji yoğunluğunu %15 oranında azaltmayı hedeflemektedir. Zaten bu hedefe ulaşma yolunda ilerlemektedir. Çin Başbakanı Li Keqiang, bu yılın başlarında düzenlenen Çin Ulusal Halk Kongresi’nde, Çin’in enerji yoğunluğunun sadece geçen yıl %5 oranında düştüğünü açıklamıştı.

Yenilenebilir kaynaklar, Çin’in azalan kaynak yoğunluğunun bir nedeni. Bu alanda dünya lideri olmayı hedefleyen Çin, her yıl, ülke içi yenilenebilir enerjilere 100 milyar dolardan fazla yatırım yapıyor. Bu, ABD’nin ülke içi yenilenebilir enerji yatırımının iki katı seviyede ve Birleşik Devletler ile Avrupa Birliği’nin yıllık toplam yatırımından fazla.

Buna ek olarak, üst düzey Çinli şirketlerin giderek küresel yenilenebilir enerji zincirlerinde liderliği üstlenmesiyle Çin, ülke dışı yenilenebilir enerjilere 32 milyar dolarlık yatırım yapıyor. Çin’in dev enerji şirketi State Grid Corporation tüm dünyadaki rüzgar türbinleri ve güneş panellerinden enerji sağlayabilecek bir şebeke geliştirmeyi planlıyor. Çinli güneş paneli üreticilerinin, ölçek ekonomileri ve daha gelişmiş tedarik zinciri nedeniyle ABD’li rakiplerine göre %20’lik bir maliyet avantajına sahip olduğu hesaplanıyor. Ve giderek teknolojik açıklarını kapatan Çinli rüzgar türbini üreticileri, 2002’de sadece  %25 olan Çin pazarındaki paylarını şu anda %90’ın üzerine çıkardılar.

Bu eğilimler, Çin’in hem enerji talebinin hem de en ileri teknolojinin önemli bir kaynağı olacağını ve bunun küresel liderlik sağlamak için benzersiz bir fırsat olacağını göstermektedir.   Çin’in enerji yoğunluğunu azaltma konusundaki deneyimi, gelişmekte olan ülkeler için bir yol haritası oluşturabilir. Ayrıca yurt içinde ve yurt dışında yenilenebilir enerjilere yapılan yatırımlar, her yerde tüketicilerin maliyetini düşüren ek teknolojik gelişmelere yol açabilir.

Etiketler :
İLGİLİ HABERLER