09 Aralık 2016 Cuma


Betül Kamacı
Betül Kamacı bkamaci@guncelhaberajansi.com Tüm Yazılar

Derdini anlatamayan insanlar


Köşe Yazarı : - Güncel Haber Ajansı 25 Kasım 2016 Cuma, 20:22Haber Tarihi

Hep yakınır dururuz. Pişmanlık mı? desem yoksa yazık olduğuna mı? inansam. Bilemedim. Hep bir farkında olacağımız insanlar var etrafımızda. Bazılarını görüyoruz yargılıyoruz. Bazılarını ise yargılamadan tanıyoruz. Daha doğrusu tanımadan sevmeye kalkıyoruz. Oysa tanıdıkça severdik bu durumun bazılarına ters olduğunu bildiğimiz için böyle durumlarda hiç yabancılık çekmedik.

Öte yandan derdine sığınanlar var. Kenarda, kuytuda, gözle görülemeyecek alanlarda yalnızlıklarıyla bir başına. Soruyorsun iyi diyorlar. Hallerinden anlayan yok. Tüm bedenleri tırnaktan, saç teline kadar bürünüyor derdine. sığınıyor eziliyor.

Sessiz kalıyorlar çoğu zaman çığlıklarından bile tık sesi çıkmıyor. Gece karanlığı çökünce çıkıyorlar ortaya ve tüm sessizliğin rengine bürünüyorlar. Aslında onlar hepimiz olabiliriz.

Bugün ben, yarın sen, haftaya bugün başka biri. Doğru değil mi? Sonuçta insanız derdimiz olacak anlatacağımız yerde susacağız. Sesimiz bile çıkmayacak halimize ağlayacağız. Dert büyük değildir biz sadece küçük görmeyiz. Baş üstünde tutar keşkelerimizin sebebi bu diyebiliriz.

Bunu yapıyoruz. Yapıyorlar, yapacaklar. Pişmanlık değil bu dert. Her şeyden biraz katkı biraz üzüntü. Kimisi derdini sever ama kendini sevmez. Prensip meselesidir nasip der susarız. Yumurtlayan tavuk gibidir dert biri biter biri başlar. Ama yumurtlayan her yumurta yenildiği gibi dertte içten içe yok olabilir.

Buna alışmak lazım. Bence fark yaratabilmek için büyük olumlu düşünceler arasında kendine yer bulabilir. Öte yandan sonu her zaman hüsran olur üzüntülerin yerini gülüşlere bile bırakmaz.

- Güncel Haber Ajansı Köşe Yazarı

Diğer Güncel Haberler