10 Aralık 2016 Cumartesi

Erdem Kınalı Dilsiz Şeytanlar Köşe Yazısı
Erdem Kınalı
Erdem Kınalı erdem@guncelhaberajansi.com Tüm Yazılar

DİLSİZ ŞEYTANLAR


Köşe Yazarı : - Güncel Haber Ajansı 05 Ekim 2016 Çarşamba, 10:54Haber Tarihi

Herkese hayırlı günler, bol kazançlar…

Bu yazımda süper lig hakemlerimiz hakkında birkaç değerlendirmede bulunmak istiyorum. Maç sırasında en çok dikkatimi çekenler arasında kafa toplarına çalınan düdükler var. Kaleden gelen degaj veya ceza sahalarına şişirilen toplara yükselen oyuncuların birbirine müdahalesi olsun olmasın düdük çalınıyor. Açık konuşacağım Avrupa’da ki maçları da takip ediyorum böyle bir şeye rastlamadım. Yarı sahasına inen topu alamayacağını anlayan oyuncular kendini yere bırakıyor, sağ olsunlar hakemlerimizde sanki kol bekliyorlar pozisyon olsa da düdük çalsam diye. Bir Düdük bu kadar beleş olmamalı..! Bir diğer ayrıntı ise çizgi dışından çevrilen toplar. Adam göz göre göre topu dışardan alıyor, hiçbir şey olmamış gibi ceza sahasına girip golünü atıyor, hakemlerimiz ise o sırada trene bakar gibi topa bakmakla meşgul… Kaleciye faul, pozisyon içerisinde oyuncu eğer kaleciye müdahalede bulunuyor ise lafım yok ama ortada hiçbir şey yok kaleci topu alamayacağını anlayıp kendini yere bırakıyor. Birde darbe almış gibi kolunu bacağını artık neresini tutmak isterse tutup birde çığlık patlatıyor. Arkadaşlar yaptığınız işe saygınız olsun. Karşınızdaki rakibe saygınız olsun işgüzarlığın lüzumu yok! Maç bitiyor, maç sonunda açıklamasında “ top elime çarpıp ağlara gitti.” Diyorsun ama ne hikmetse maç içerisinde sesin çıkmıyor. Bu işin sonrası var o tarafıda düşünün bence… Hakemlerimizin bunları kasten yaptıklarını düşünüyorum kendi şahsım adına. Özellikle Anadolu takımlarına karşı bir garezi varmış gibi davranmaları bizde soru işaretleri meydana getiriyor. Türkiye’de endüstriyelleşmiş futbol sayesinde bu sektör bitme noktasına geldi. Birileri maçların kaderiyle çok rahat oynayabiliyor. Sezon öncesinden kimin şampiyon olacağı bile belli aslında. Dünyanın en iyi ligi olarak kabul edilen Premier Ligde geçen sene Leicester City şampiyon oldu. Peki soruyorum bu takım Manu, Man City, Tottenham, Arsenal, Liverpool, Chelsea’dan daha mı büyük takım? Hayır değil, ama adil bir futbol havası var orda ve denilen şu; “Biz buraya stres atmaya geliyoruz.” Ne yazık ki aynı düşüncelere sahip değiliz ey İngilizler! Siz stres atmak için maça giderken biz kanser olmak için gidiyoruz sağ olsun biraz hakemlerimiz birazda oyuncularımızdan mütevellit. Siz bu işi zevk için yaparken biz bu işi tamamen ticarete döktük. Hatta örgüt suçundan beraat eden kulüp başkanımız mevcut hasbelkader. Kendisinin ticari ve siyasi gücü, futbol adaletini yenmeyi başardı. Hazır paradan söz açılmışken Chelsea’nin patronu Abramoviç benim tanıdığım en zengin patrondur. Bu adam bile katrilyon dolar harcayıp bu takımı süper güce dönüştürmeye yeltenmiyor da bize ne oluyor anlamıyorum. Paraysa para yıldızsa yıldız adamın eksiğimi var, yağıyor mübarek ama kendisinin sözüdür; “ Oynayan kazansın” diyor Roman Bey. Bizde ise “ şu maçı ver bize sonra hesaplaşırız!”, bu adamlar af buyurun salakta biz mi akıllıyız? Çözüm odaklı düşünmek lazım ne yapmalıyız? Ne olması lazım ki bu işe bir düzen, nizam gelsin? Bence bizim bütün hakemlerimiz düdüklerini asmalı! Benim onlara zerrece ne güvenim nede itibarım kalmadı. Hatta elinde FİFA kokartı olan varsa onlarında kokartı alınmalı en azından Avrupa’ da bizi küçük düşürmezler!

 

Ey adaleti “sözde” tesis etmeye çalışan zaatlar lafım size; Bizi geçtim, ne olur kendinizi kandırmayın. Eğer senaryo belli ise bizi yormayın,umutlandırmayın…

- Güncel Haber Ajansı Köşe Yazarı

Diğer Güncel Haberler