GHA Güncel Haber Ajansı

GÜNEŞ IŞINLARI GÖRME BOZUKLUĞUNA NEDEN OLABİLİR

GÜNEŞ IŞINLARI GÖRME BOZUKLUĞUNA NEDEN OLABİLİR
Bu haber 27 Ağustos 2017 - 22:27 'de eklendi ve 99 görüntüleme kez görüntülendi.

Güneş gözlükleri günümüzde güneş ışınlarının etkisinden korunmak için ya da şıklığı tamamlayacak aksesuar olarak kullanılıyor. Ancak güneş gözlüklerinin asıl görevi, gözleri güneşin yaydığı ultraviyole ya da diğer ismiyle morötesi ışınların göze verebileceği hasarlardan ve neden olabileceği ciddi göz hastalıklarından korumaktır. Göz sağlığı için güneş gözlüğünün kullanımının önemine dikkat çeken Koç Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Orkun Müftüoğlu, “Güneş ışınlarının içerisinde ultraviyole (UV) haricinde 8 farklı ışın bulunuyor. Bazı ışınlar insan sağlığına olumsuz etki etmektedir. Bu ışınların arasında ilk sırayı ise ultraviyole ışınları alıyor. Uzun süre maruz kalınan ultraviyole ışınları gözde bazı hastalıkları tetikleyebilir. Güneş ışınlarına uzun süre maruz kalınması durumunda, göz yüzeyinde yer alan kornea tabakasında, kuruluk, kaşıntı, batma, yanma, ağrı ya da kanlanma gibi rahatsızlıklar ortaya çıkabilir. Bu nedenle güneş gözlüğü kullanımı mümkün olduğunca tavsiye edilmektedir” dedi.

Güneş, doğadaki tüm canlıların olduğu gibi insanlar için de bir hayat kaynağıdır. Güneşin insan hayatındaki önemi ve etkisi tartışılmaz bir gerçektir. Gözleri güneşin yaydığı ultraviyole ya da diğer ismiyle morötesi ışınların göze verebileceği hasarlardan ve ciddi göz hastalıklarından korumak için güneş gözlükleri kullanılmalıdır.

Göz sağlığı için güneş gözlüğünün kullanımının önemine dikkat çeken Koç Üniversitesi Hastanesi Koç Üniversitesi Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Orkun Müftüoğlu, “Göz sağlığı açısından oldukça önemli olan güneş gözlüğü, yaz aylarında güneş ışınlarının dünyaya dik gelmesi ile birlikte sıcaklıkta yaşanan artıştan dolayı takmak bir gereklilik haline geliyor. Güneş gözlüğü aynı zamanda görme özelliklerinden biri olan kontrast duyarlılığının artmasına yardımcı oluyor. Bu durumda gözün çok daha net görmesini ve gözün görme kalitesini artıyor. Aynı zamanda gözün karanlıkta iyi görmesini ve göz adaptasyonunun artmasına yardımcı oluyor. Güneş gözlüğü bakılan nesnenin ya da görüntünün net olmasını sağlarken aynı zamanda dağılmasını önlüyor” dedi.

Güneş gözlüğü kullanmanın faydalarından bir diğeri ise ultraviyole ışınlarını absorbe etmesi olduğunu belirten Müftüoğlu; “Güneş gözlüğünün ultraviyole ışınlarını filtrelemesi için kaliteli bir malzemeden yapılmış olması gerekir. Örneğin organik materyalleri olan plastik çam ağacının reçinesinden üretilmesi durumunda güneş gözlüğü zararlı ışınların göze girmesini engeller. Plastik cama sahip olan güneş gözlükleri hem ultraviyole ışınlarını göze girmesini hem de zararlı ışınları kırarak, göze zarar vermesini önler. Güneş gözlüğü seçerken estetik görüntüsünden ziyade donanımlı olması, daha çok fonksiyona sahip olması önem taşıyor. Güneş gözlüğünün çerçevesinin yeterli genişlikte olması ve aynı zamanda göze mümkün olduğunca yakın durmasına dikkat edilmeli. Katarakt ameliyatı olacaklar için göz içine yerleştirilecek yapay merceklerin UV filtreli olanları tavsiye edilmeli.”

Geçici körlükten, kalıcı körlüğe kadar ciddi problemlere neden olan güneş ışınlarına karşı gözleri korumak gerektiğinin altını çizen Müftüoğlu, 2-3 yaşından itibaren çocuklarda da güneş gözlüğü kullanabileceğini ve çocuklar için ultraviyole ve polaroid kaplamalı gözlüklerin tercih edilmesi gerektiğini anlattı.

Güneş gözlüğünün kontrast duyarlılığının artmasına yardımcı olduğunu belirten Koç Üniversitesi Hastanesi doktorlarından Prof. Dr. Orkun Müftüoğlu “Güneş ışınlarında gözü olumsuz bir şekilde etkileyecek UV (mor ötesi) ve kızıl ötesi (IR) ışınlar bulunuyor. Ultraviyole ışınları, güneş ışınlarının gözle görülmeyen dalga boyunda yer alıyor ve ultraviyole A (UVA), ultraviyole B (UVB) ve ultraviyole C (UVC) olmak üzere 3 gruba ayrılıyor. Ultraviyole A ve özellikle de ultraviyole B ışınları göze zarar verebilen türleri arasında yer alıyor. Güneş ışınlarına uzun süre maruz kalınması durumunda, kısa vadede gözde görülebilecek olumsuz etkiler, deride ortaya çıkan güneş yanıklarına benzemektedir. Göz yüzeyinde yer alan kornea tabakasında, kuruluk, kaşıntı, batma, yanma, ağrı ya da kanlanma gibi rahatsızlıklar ortaya çıkar. Bu nedenle güneş gözlüğünü her zaman kullanılmalı. Ultraviyole ışınlar vücudun diğer kısımlarında olduğu gibi göz kapaklarını kaplayan deride kanser oluşumuna, konjonktiva tabakasında kanser oluşumu ve piterjium olarak adlandırılan dejeneratif büyümeye, ciltteki güneş yanığının korneadaki (saydam tabaka) karşılığı olan ağrılı fotokeratite ve uzun dönemde kornea yüzeyinde bozulmaya sebep olabilir. Gözün güneşten gelen zararlı ultraviyole ışınlarına uzun süre maruz kalması durumunda katarakt hastalığı oluşumuna zemin hazırlanır. Işınlar gözde yer alan lens içerisindeki proteinleri bozarak, katarakt hastalığına neden olabilir. Aynı zamanda yakını görme zayıflığı, bazı bölgelerde ışınların göz lensini bozması sebebi ile normal süreçten beş yıl önce başlar. Buradan yola çıkarak Tropikal bölgelerde yaşayan insanların diğer bölgelerdeki insanlara göre beş yıl daha erken yakın gözlüğü kullanabileceğini söylemek mümkün.”

UVA ışınlarının derinin yanmasına ve yaşlanmasına neden olabileceğini belirten Koç Üniversitesi Hastanesi doktorlarından Prof. Dr. Orkun Müftüoğlu “Yeryüzüne düşen UVA ışınlarının oranı yüzde 97 iken UVB ışınları yüzde 3′ tür. Bu rakamlar dikkate alındığında, göz ve beden sağlığı için, güneş ışınlarının zararlarından korunmanın önemi de ortaya çıkıyor. Güneş gözlüğü kullanımı da, göz sağlığı için, bu noktada önem kazanıyor. Güneş gözlükleri, kaliteli ve sağlıklı olduğu sürece, gözlerin bu zararlı ışınlardan olumsuz etkilenmesini azaltır. Bu nedenle göz sağlığı için, özellikle yüzü süsleyen bir aksesuardan öte, bir ihtiyaçtır ve göz sağlığı için oldukça faydalı ve gerekli olduğu düşünülmektedir. UV-A ışınları daha çok gözün arkasındaki maküla (sarı nokta), retinayı etkiler ve hasar meydana getirir. Sarı nokta dejenerasyonu oluşur ve görme azalır. UV-B ışınları ise daha tehlikelidir. Gözün ön kısmındaki kornea, lens ve konjonktivayı etkiler. Korneada bulanıklık, lenste katarakt ve gözde et büyümesi meydana getirip görmeyi bozduğu düşünülmektedir.”

Prof. Dr. Orkun Müftüoğlu güneş gözlüklerinin UVA ve UVB koruma derecesine göre 3 gruba ayrıldığını belirtiyor;

  • Kozmetik Güneş Gözlükleri: UVB ışığının yüzde 70’ini ve UVA ışığının da yüzde 60’a kadarını engeller. Katarakt riski olan kişiler bu gözlükleri kullanmamalı.
  • Genel amaçlı güneş gözlükleri: UVB ışığının en az yüzde 95’ini ve UVA ışığının da en az yüzde 60’a kadarını engeller.
  • Özel amaçlı güneş gözlükleri: UVB ışığının en az yüzde 99’unu ve UVA ışığının da en az yüzde 60’ını engeller. Katarakt riski olan kişiler için en ideal güneş gözlüğü budur. Bu gözlüklerin üstten, alttan ve kenarlardan gelen ışıkları kesebiliyor olması önem taşıyor.
Etiketler :
İLGİLİ HABERLER