Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%0,89
BIST 94.635
%0,06
Dolar 3,5815
%0,15
Euro 3,9180
%-0,10
Altın 145,35
REKLAM
Kadın ve Cennet
Güncel Haber Ajansı     08 Mar 2017 - 16:07

Kadın ve Cennet

Güncel Haberler

Güncel Haber Ajansı köşe yazarımız Ressam Mustafa Günen, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne ithafen “Kadın ve Cennet” başlıklı yazısını kaleme aldı.


Güncel Haber Ajansı köşe yazarımız Ressam Mustafa Günen, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne ithafen “Kadın ve Cennet” başlıklı yazısını kaleme aldı. Günen, kadınların gücüne ve önemine dikkat çekti.

“CENNET ANALARIN AYAKLARI ALTINDA MIDIR?”

Kadına şiddete hayır haftasında yine kadınlarla ilgili ama akademik yorumların dışında bir realiteden bahsedeceğim. Konu Peygamberimizin “Cennet anaların ayakları altındadır” hadisiyle ilgilidir. Çünkü bu hadis Müslümanlarca hiçbir zaman doğru anlaşılmamıştır. Yalnızca anneye saygı şeklinde algılanmıştır. Halbuki İnsanda dahil tüm memeliler doğurur. Dolayısıyla Peygamberimiz bu hadisi, anneler bizi doğurdukları için onlara saygı gösterin anlamında söylememiştir. Söylemez de. Çünkü tarih boyunca çocuğuna kötü şeyler yaptıran ya da yapmasına göz yuman birçok anne olmuştur. Hatta kızlarına fuhuş yaptıran, çocuklarına hırsızlık, cinayet gibi çeşitli suçları işleten sayısız anne vardır. Hiç böyle annelerin ayakları altında cennet olur mu? Olsa olsa cehennem olur.

Bir başka husus, kadınlardan da birçok cehenneme giden olacaktır. İçlerinde doğum yapmış anne olmuş kadınlar da olacaktır. O zaman ayakları altında cennet olup kendisi Cehennem de gibi tuhaf bir durum ortaya çıkıyor.

Peki, bu söz gerçektende sadece annelere iyi davranılması, onların üzülmemeleri için söylenmiş olamaz mı? Pek değil. Çünkü o zamanda annesine iyi davranıp hürmette kusur etmeyen ama başka her türlü kötülüğü yapanların sırf annelerine iyi davrandığı için cennete gidebilecekleri sonucu ortaya çıkabilir. Ki saçma bir durum olur. Kaldı ki, hırsızlar, tecavüzcüler, acımasız caniler gibi kötülerin birçoğu zaten annelerine karşı çok iyi davranır, toz kondurmaz, onların mutlu olması için her şeyi yaparlar. Bunun örnekleri çoktur. Bu durumda hadiste, Cehennem de annelerin ayakları altındadır diye bir ifade olması gerekirdi Çünkü cehennemi hak eden insanları da anneler doğuruyor. Görüldüğü gibi Hadisin anneye saygı ile bir ilgisi yok.

Annelik başka, doğurmak başkadır

Verilmek istenen mesajın, söylendiği günden bu yana Müslümanların doğru anlamadığı gerçeği ortadadır. Öyleyse bu hadisteki mesaj nedir, ne denmek isteniyor? Onu inceleyelim.

Hemen şunu belirteyim. mesajın öznesi, kilit noktası anneler değil cennet kelimesidir. Cennet: Dünyada ve inanıyorsanız ahrette, herkesin olmak istediği yaşamak istediği, huzur ve güzelliklerin bulunduğu yerdir. İşte hadis, dünya ya da  ahrette buralara ulaşmanın yolu, kapısı annelerden geçer. yani buraları hak etmenizi anneleriniz sağlar demek istiyor. Bunu önce sizi doğurur sonra size iyilik ve güzelliği doğru davranışları daha siz minicikken bilincinize yerleştirerek, öğreterek sağlar.

Bunun için içinde ilk önce annelerin çok iyi yetişmeleri gerekir. Zamanlarının mümkün olan en iyi eğitimini almalılar. Yani cennetin de cehennemin de kapısı kadındır. Ondan var olduğunuz, doğduğunuz andan itibaren ya cennete ya da cehenneme doğru yol alacaksınız demektir. Kısaca yaşarken de ölünce de bu iki sonucu göreceksiniz. “Cennet annelerin ayağı altındadır” hadisinin açılımı,mesajı şudur: Dünyada da ahrette de,Cennetlerin tümü iyi yetişmiş bir annenin ancak ayakları altında bir seviyededir. Böyle annelerin ayak basmadığı yer asla cennet olamaz, olmayacaktır. Onun için ne yapın, ne edin kesinlikle kızlarınızı, kadınlarınızı en iyi şekilde eğitin. Ancak bu şekilde yaşamınız da ölümünüzde cennetle sonuçlanır. Tabi bu sözü duygusallıkla söylemedi!  İnsanın biyolojik yapısı davranışların (fıtratın)da ki program da annenin önemi üzerine kurulmuştur. Bunu ayrıntıya girmeden birkaç cümle ile hatırlatayım.

İnsanın karakteri davranış şekilleri anne rahmine düştükten itibaren başlar. Her insanın beyninde genetik olarak yaklaşık beş bin civarında davranış özelliği vardır ve insanın karakteri çeşitli nedenlerle oluşmuş bu özelliklerin kombinasyonlarından oluşur. BBC-Belgesel Human brain (insan beyni)

Embriyo psikolojisi; Hamilelik döneminde anne her üzüldüğünde, her mutlu olduğunda içinde bulunduğu duygunun hormonunu salgılar. Bebek de bu hormonlardan etkilenir ve annesi ile aynı psikoloji içine girer.

Doğduğu andan itibaren bebeklerin beyinleri inanılmaz derecede hareketlidir: duygu ve düşünceleri kontrol eden hücreler inanılmaz bir hızla gelişir ve ilk 3 yılda beyin gelişiminin %90’ı gerçekleşir. Dış dünyadan gelen uyaranların şekline göre birçok nöron bağı oluşurken aynı şekilde de bazı bağlar iptal olur. Bu biyolojik gerçeğe göre; İlk birkaç yılda bebeğin tüm dünyası ve öğretmeni, ona bakım veren kişilerdir, anneleridir. Dış dünyayla iletişimini anneleri yardımıyla sağlar. Bütün davranış şekillerini annesi tarafından ihtiyaçlarını karşılayış şekline göre düzenler. Çocuk kişiliğinin çok büyük bir kısmı bu dönemde oluşmakta ve bu özellikler hayat boyu kolay kolay değişmemektedir. Yani insanın çocukluk yıllarında edindikleri deneyimler, ileriki yıllarda nasıl davranacağına ilişkin çok önemli bir rol oynar.

Kız çocuklarının okutulmaması ilahi sisteme karşı işlenmiş bir suçtur

İnsanlık için annenin bilgili, çok iyi eğitimli  olmasının ne kadar önemi olduğunu görüyorsunuz. İşte hadiste cennet ile annenin bir araya getirilmesinin arkasındaki tek gerçek budur. Eğitim önceliği kızlarındır, kadınlarındır ve de bu; insan türünün olmazsa olmazıdır. Buna dikkat edilmediği için bugün dünya cehenneme dönmüştür.

unutmayınız Tüm insan dişileri, kızlarımız ablalarımız,bacılarımız komşu kızları v.s tüm kız çocukları doğuştan potansiyel olarak annedir. Ülkenizi seviyorsanız, geleceği düşünüyorsanız önce onların en iyi şekilde en yüksek seviyede eğitim almalarını sağlamalısınız. Bunu şöyle örnekleyeyim; Diyelim ki bir erkek bir de kız çocuğunuz var ama yalnızca birini okutabilecekseniz. Bu durumda seçiminiz kesinlikle kızınız olmalıdır.

Eğer inançlıysanız, İmkanı olup ta kızlarını okutmayanlardan , Önce insanın gelişimini bu biyolojik şekilde düzenleyen Allah hesap soracaktır, tabi ki  Peygamberde bu ana babaya sırt dönecektir. Bunu bilin.

Cennet tüm  annelerin ayağı altındadır yalnızca sizin annenizin değil

Bu hadisle ilgili trajı komik bir durum daha var. Aslında hadis, anneler saygı olarak da doğru anlaşılmamıştır. Peygamberin “Cennet annelerin ayakları altındadır” sözünü, tarih boyunca olduğu gibi, bu gün de sanki “Cennet annenizin ayakları altındadır” demiş gibi algılanmıştır Özellikle erkekler Cennetin kendi annesinin ayakları altında olduğu söylenmiş gibi davranıyorlar. Çoğu, annelerine hürmet saygı adına ne gerekiyorsa yapıyor, onu üzmemeye, kırmamaya dikkat ediyor. Ancak konu annesinden başka kadın, ya da karısı olunca onu üzmekten kırmaktan hiç çekinmiyor, hakaret ediyor hatta şiddet bile uygulayabiliyor. Oysa karısının da bir anne, çocuklarının annesi olduğunu düşünemiyor. Ahmaklıklarından dolayı, karısına hakaret etme onu dövme ile annesini dövmenin aynı şey olduğunu göremiyor. Neticede dayak yiyen,Şiddet gören yine bir anne. Erkek adam,delikanlı adam Kendi annesine hakaret edilmesine, şiddet görmesine nasıl  sert tepkiler veriyor, razı olmuyorsa, kadına, çocuklarının annesine de öyle hassas olmalıdır.

Mademki Peygamberimizin hadisi ile başladık yine bir hadis ile devam edelim. “Kıyamet gününde Boynuzsuz koyun boynuzlu koyundan hakkını alacaktır” Hayvanlar sorumlu varlıklar olmadığından hesap vermezler. Onun için bu  hadiste mecaz olarak boynuzlu koyun yani fizik üstünlüğü olan erkek, boynuzsuz koyun yani fizik zayıflığı olan kadındır.dolayısı ile fizik üstünlüklerini zayıfa karşı kullanan erkekler şiddet uyguladıkları kadınlara bunun bedelini eksiksiz ödeyecek, ağır bir şekilde cezalanacaklardır.

Sonuç olarak, Peygamberin cenneti ayakları altına koyduğu annelerin ayaklarından yukarısını cehenneme çevirenler elbette hesap verecek,  bedelini de ödeyeceklerdir. Zaten ödemekteyiz.

Köşe Yazarı : Tüm Yazıları
Mustafa Günen
Ressam Mustafa Günen 1956 yılında Kırşehir'de doğdu. Ciddi boyutlarda yoksulluk dolu çocukluk döneminden sonra ilkokulu Ankara'da bitirdi ve kendini bu yıllardan itibaren sanata adamaya başladı. Mustafa Günen, sanatla ilgilenmeye ve yazılar yazmaya devam ediyor.

Yorum Yaz:

Facebook ile Yorum Yap: