Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%0,69
BIST 90.383
%-0,63
Dolar 3,6118
%-0,56
Euro 3,9014
-- %0,00
Altın 144,46
REKLAM
Güncel Haber Ajansı     14 Eki 2016 - 17:36

Şeytanın İcadı mı?

Güncel Haberler

Şimdi soru benim, cevap sizin; ” Şeytan olan eşya mı? , Eşyaya görüntüleri yayan mı? ‘


İlk çıktığı zamanlarda televizyon için söylenmiş bir cümleydi; ” Şeytanın icadı bu”. 21.yy için çok ilkel geliyor kulağa, oldukça da saçma. Kabul … Gelin biz biraz daha yaşadığımız çağa uygun fakat Türk-İslam ahlakına göre değerlendirmeye çalışalım Televizyon günlük hayatımızın neresinde? Tam da ortasında değil mi? Evet evet oturduğumuz odaların vazgeçilmezi onlar.Peki ne izliyoruz? sorun tam da burada başlıyor. Mesela evlilik programları. Yahu adı bile kulağa itici geliyor. evlilik gibi kutsal bir müessese nasıl olur da bütün toplumun gözü önünde kurulmaya çalışılır. Tabi kurulmaya çalışılıyor mu oda ayrı mesele. Sosyal yapımızın temel yapı taşı olan aile kurumunun başlangıcı nasıl bu kadar küçük düşürülebiliyor. Programların içeriklerine, işleyişlerine bakılınca durum daha da içler acısı bir hal alıyor. Bizi biz yapan bütün değerlerimizden uzaklaştırmaya çalışıyor.Türk-İslam ahlakının bütün değerleriyle çelişiyor. Dahası çocuklarımız, eşlerimiz, kardeşlerimiz sabahtan akşama kadar bu programlarla zehirleniyor. 12 yaşındaki kız ”Anne sen babamdan nasıl elektrik aldın?” diye soruyor. Eyvah! Ne hale gelmişiz biz? Nasıl zehirlenmişiz? Küçücük yavruların aklına aile müessesi nasıl bir yer etmiş?

Akşam oluyor, o bütün aileyi ekranların başına kilitleyen, büyük masraflı, büyük hastalıklı o ”aşk” dizileri başlıyor. O buna aşık, bu da başkasına, başkası da ondan bambaşkasına…Yaşamın tek gayesi aşık olmak, aşkının peşinden koşmakmış gibi gösteren zehirli diziler. Aşık olduğu insan için ailesine sırt çeviren mi dersin, evli olduğu halde başkasına deli gibi aşık olan mı dersin, Kiralık mı dersin, satılık mı dersin, kara mı dersin, iğrenç mi dersin…Aşkın bütün pis halleri…

Soruyorum size ey ahali! Kürşad bu dizilerle büyüse Çin Sarayı’nı 40 kişiyle basabilecek kudreti kendinde bulabilir miydi? Fatih bunlarla yetişse sevdası İstanbul olabilir miydi? Mustafa Kemal gibi vatan aşkıyla kendini yakan yiğitler bu topraklarda yetişebilir miydi? Mevlana aşkı böyle güzel böyle eşsiz anlatabilir miydi?

Velhasıl, evlilikleri ucuslaştıran, aşkı ve sevdayı kirleten, Türk Töresi, İslam Ahlakıyla zıt olan bütün bu şeyler tek bir merkezde. Tek bir tuşa basıyorsunuz bütün zehir içerde. Şimdi soru benim, cevap sizin; ” Şeytan olan eşya mı? , Eşyaya görüntüleri yayan mı? ‘

Köşe Yazarı : Tüm Yazıları
Abdülkerim Solak
Yazar Abdulkerim Solak, 1998 yılında Kırşehir'de dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Ankara'da tamamladı. Hayatın İçinden Bir Kaç Satır kitabını kaleme aldı. Günlük ve haftalık yazılarını kaleme almaya devam ediyor.