Yenileniyor
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyon
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkari
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • İstanbul
  • İzmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • K.Maraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
%-0,99
BIST 88.258
%0,97
Dolar 3,6055
%0,73
Euro 3,8090
-- %0,00
Altın 145,71
REKLAM
Trabzonspor Türkiyedir
Güncel Haber Ajansı | 281 kez okundu.     20 Oca 2017 - 11:12

Trabzonspor Türkiyedir

Güncel Haberler

Güncel Haber Ajansı köşe yazarı Yener Aksoy, “Trabzonspor Türkiyedir” başlıklı yazısıyla çarpıcı bir değerlendirmede bulundu.


Yıl 1976 Trabzonspor’un o günkü tesislerine Şenol Güneş adına bir paket gelir, o günlerde böyle bomba tehlikesi yok, bizzat kaptan alır paketi açar. Gördüklerine inanamaz bir küçük paket dolusu eldiven gönderilmiştir. Gönderi  yeri Zonguldak. Bir de not iliştirilmiş altına. “Duyduk ki antrenmanlara eldivensiz çıkıyormuşsun, kaleci eldivenleri pahalı yırtılmasın diye, sen Trabzon’da yerin üstünde, biz Zonguldak’ta yerin altında devlere karşı mücadele ediyoruz. Bu eldivenler bizimdir ve en az kaleci eldivenleri kadar dayanıklıdır. Antrenmanlara bunlarla çık, yırtılmasın kaleci eldivenlerin” birkaç gün önce bir röportajında söylemişti kaptan bu cümleleri, ağrına gitmiş Zonguldak’ta yerin metrelerce altında çalışan emekçilerin, kendi eldivenlerini göndermişler İstanbul’a kafa tutan genç adama.

Bu olaydan tam 55 yıl geriye gidelim. Yıl 1921 ağustos ayı Kurtuluş Savaşı’nın en çetin günleri,  bir yanda Ağustosun sıcağı, bir yanda açlık, bir yanda da düşmanla mücadele ediyor Mustafa Kemal’in askerleri.  Askerin halini görseniz ağlardınız, Ağustos ayı, hava kavurucu sıcak. Otlar iyice kavrulmuş, cayır cayır yanıyor. Ayağımız çıplak, yanan otları çıplak ayağımızla söndürüyor, oraya çöküp düşmana ateş ediyoruz. Sivrihisar’a yakın bir yerde mola verdik. Gece gizlice kasabaya indim, zifiri karanlık. Bir evi bir fener aydınlatıyor. Gittim çaldım kapıyı,  o zamanlar tehlikeli kapıyı açıp açmamakla tereddüt etti. Korkma; Mustafa Kemal’in askeriyim, ayağımda ayakkabı yok parasını vereyim, ayağıma giyecek bir şeyler ver dedim. Tesadüf orası yemenici dükkânıymış, bana bir çift yemeni verdi. Sökülünce dikmem içinde balmumu iğne iplik de verdi.  O kadar rahat etti ki ayağım, bana artık karada ölüm yok. Birliğime adeta uçarak gittim. Bu sözler istiklal savaşı gazisi Yakup SATAR’a ait. Son istiklal gazisiydi. 2008 yılında Eskişehir’de vefat etti. O gün Şenol Güneş’e eldivenlerini gönderenle, 1921 yılında askere yemeni veren insan aynı insandır. İkisi de güce karşı savaşanlara elinden geldiği kadar yardım etmiştir.

Gidelim 1981 yılına, darbe daha yeni bitmiş, Kenan EVREN Türkiye’nin üzerinden buldozer gibi geçmiş, korkusundan kimse konuşamıyor, herkes biat ediyor, biat etmeyenler ise ya öldürülüyor ya da ölümden daha beteri olan işkenceye maruz bırakılıyordu. Devletin bütün hapishaneleri dolmuş, suçlu, suçsuz ayırt edilmeden herkes içeri doldurulmuştu. Bu hapishanelerden biride Çanakkale hapishanesiydi, Çanakkale’de düşünce suçluları yatıyor, tek eğlenceleri olan futbol maçı düzenliyorlardı. Ama imkanları yetersizdi, ne forma ne top vardı. Bir fikir geldi akıllarına, futbol takımlarına mektup yazalım, forma, top isteyelim dediler. Verirler mi? Vermezlerse ne kaybederiz. Dört takım kuruldu dört takıma mektup yazıldı. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor. Başta Kenan Evren vardı, kulüpler aralarını onunla iyi tutmak zorundaydılar. Yardım etmezlerse hiç şaşırmayacaklarını biliyordu Çanakkale mahkûmları.  Bir takım sadece bir takım top, forma, ayakkabı gönderdi Çanakkale’ye. O takım turnuvada şampiyon oldu. Adını da Trabzonspor koydu. Çünkü sadece Trabzonspor Çanakkale’ye malzeme göndermişti. Ve o alınan şampiyonluk, Trabzonspor’a hediye edilmişti.

Gelelim 2011 senesine, antrenörüyle, futbolcusuyla, taraftarıyla, malzemecisiyle bir olan Trabzonspor, yine fırtına gibi esmeye başlamış. Güce ve paraya karşı emeğin savaşını vermişti. Şenol Güneş önderliğinde yeni bir tarih yazmaya adım adım ilerleyen Trabzonspor’un emeğini o dönem ki, siyasiler, iş adamları, federasyon sanatçılar, Meclis hep birlik olup gasp ettiler. Konuşmadılar, konuşturmadılar, dalga geçer gibi yaptıysak yaptık dediler. Velhasıl, eğer bu ülke 2011’den beri bir türlü belini doğrultamıyorsa, o soğuk havada, cebinde ki son parayla, yeri geldiğinde ayağında ayakkabısı olmadan maça giden o taraftarın bedduasını aldığı içindir. En başta söylediğimi en sonda da söyleyeyim. Çünkü Trabzonspor Türkiye’dir.

Köşe Yazarı : Tüm Yazıları
Yener Aksoy
Trabzonlu olan Yener Aksoy eğitimlerini tamamladıktan sonra Medya Takip Merkezi'nde çalışmaya başladı. Siyasetle yakından ilgileniyor. Güncel Haber Ajansı'nda günlük ve haftalık köşe yazıları kaleme alıyor.